Joomla ServiceBest Web HostingWeb Hosting

“Bu istem [eşitlik], ya -özellikle ilk başta, örneğin köylüler savaşında durum budur- apaçık toplumsal eşitsizliklere karşı zengin ile yoksul, efendi ile köle, harvurup harman savuranlar ile açlık çekenler arasındaki karşıtlığa karşı kendiliğinden bir tepkidir; böyle bir tepki olarak o, yalnızca devrimci içgüdünün dışavurumudur ve doğrulanmasını da burada –yalnızca burada– bulur. Ya da burjuva eşitlik istemine karşı, bu istemden az çok doğru ve daha ileri giden istemler çıkaran tepkiden doğmuş bulunan bu istem, işçileri kapitalistlere karşı, kapitalistlerin kendi savları yardımıyla ayaklandırmak için bir ajitasyon aracı hizmeti görür ve bu durumda bu istem, burjuva eşitliğin kendisiyle ayakta durur ve onunla birlikte yıkılır. Her iki durumda da proleter eşitlik isteminin gerçek içeriği, sınıfların kaldırılmasıdır. Bundan öte bir eşitlik istemi, zorunlu olarak saçmadır.”

F. Engels, Anti-Dühring'ten

Libya'da Emperyalist Müdahaleye Hayır!

Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı Koordinasyon Komitesi

Emperyalist güçlerin gerici koalisyonunun, sivil halkı korumak gerekçesiyle ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararının arkasına sığınarak Libya’ya karşı başlattıkları askeri saldırı, halklara karşı saldırganlığa bir yenisini ekledi. Dün Balkanlarda, Irak ve Afganistan’da olduğu gibi, bugün Libya’da aynı aldatıcı gerekçe ileri sürülmektedir. Fransa, Ingiltere ve ABD’nin oluşturduğu ve İtalya, İspanya, Danimarka … hükümetleri tarafından aktif olarak, veto haklarını kullanmayan ve saldırganlığa ikiyüzlüce onay veren Rusya ve Çin tarafından pasif olarak desteklenen koalisyon, eylemiyle gerçek yüzünü ve niyetini hemen ortaya koydu. Emperyalist koalisyonun gerçek hedefi, iddia edildiği gibi sivil halkın güvenligini sağlamak değil, petrol kaynaklarına el koymak, Libya’nın stratejik konumundan yararlanmak ve Arap halklarının devam etmekte olan devrimci isyan ve mücadelelerine gözdagı vermektir.

BM kararına dayanarak Libya’ya saldırıya girişen emperyalizm, bir kez daha kendisi için önemli olanın BM kararlarının haklılığı veya haksızlığı değil, kendi çıkarları olduğunu ortaya koymuştur. Geçmişte Filistin ve Sahra halklarıyla ilgili kararların hepsini veto etmiş olmaları, bunun açık göstergesidir.

Muammer Kaddafi gerici yönetimine karşı mücadele etmekte olan isyancılar, kısa bir zaman içinde “kurtarıcılarının” hiç de bu sıfata layık olmadığını keşfedeceklerdir. “Kurtarıcılar”ın, aslında, Kaddafi’nin yerine emperyalizm uşağı yeni piyonlar yerleştirmek isteyen acımasız yağmacı ve sömürücüler olduğunu göreceklerdir. Bu koalisyonun bileşenlerinin ve öteki emperyalist kapitalist ülkelerin, geçmişte, tıpkı Tunus’ta ve Mısır’da halk isyanlarıyla devrilen Sosyalist Enternasyonal üyesi (!) Bin Ali ve Hüsnü Mübarek’e yaptıkları gibi, Kaddafi’ye de destek verdiklerini hatırlatmak gerekir.

Magrip’i ve Ortadoğu’yu (Fas, Yemen, Bahreyn, Suriye ve muhtemelen Cezayir’i) saran ve sarmakta olan isyanlar, emperyalist güçlerin stratejik çıkarlarını tehlikeye sokmakta ve aralarındaki çelişkileri keskinleştirmektedir. Aşırı gerici Sarkozy’nin başını çektiği Fransız emperyalizmi ile yine en az onun kadar gerici olan Merkel’in liderliğindeki Alman emperyalizmi arasında, Libya konusunda başgösteren sürtüşme, bunu bir kez daha orta yere sermiştir. Dünyanın bu parçasında halklar tarafından diktatoryal ve otoriter rejimlere ve sosyal adaletsizliklere karşı  yürütülen mücadele, emperyalist güçlerin ve müttefiklerinin tutumunu sarsmakta ve değişikliğe uğratmaktadır.

Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı, Libya’ya yöneltilen bu ağır saldırıyı şiddetle mahkum eder. Kaddafi gerici yönetimine karşı demokrasi, özgürlük ve onur mücadelesi veren halkla dayanışmasını ifade eder.

Birleşmiş Milletler’in ve  demokratiklik iddiasındaki ülkelerin ve hükümetlerin, saldırganlık karşısındaki ikiyüzlü ve bazı durumlarda destekleyen başka bazı durumlarda ise yeren tutumunu mahkum eder. Tüm işçi ve emekçileri, Libya halkıyla ve mücadele halindeki diğer halklarla dayanışmaya çağırır.