Joomla ServiceBest Web HostingWeb Hosting

“Bu istem [eşitlik], ya -özellikle ilk başta, örneğin köylüler savaşında durum budur- apaçık toplumsal eşitsizliklere karşı zengin ile yoksul, efendi ile köle, harvurup harman savuranlar ile açlık çekenler arasındaki karşıtlığa karşı kendiliğinden bir tepkidir; böyle bir tepki olarak o, yalnızca devrimci içgüdünün dışavurumudur ve doğrulanmasını da burada –yalnızca burada– bulur. Ya da burjuva eşitlik istemine karşı, bu istemden az çok doğru ve daha ileri giden istemler çıkaran tepkiden doğmuş bulunan bu istem, işçileri kapitalistlere karşı, kapitalistlerin kendi savları yardımıyla ayaklandırmak için bir ajitasyon aracı hizmeti görür ve bu durumda bu istem, burjuva eşitliğin kendisiyle ayakta durur ve onunla birlikte yıkılır. Her iki durumda da proleter eşitlik isteminin gerçek içeriği, sınıfların kaldırılmasıdır. Bundan öte bir eşitlik istemi, zorunlu olarak saçmadır.”

F. Engels, Anti-Dühring'ten

Tunus Adım Adım İlerliyor

55 seneden beri iktidarda olan Destur Partisi (RCD)’nin, Bin Ali’siz olarak iktidarını devam ettirme manevrası suya düştü. Hükümet iki kez büyük değişikliğe uğradıktan sonra dağıldı. Bin Ali’nin yardımcıları ve bakanlarının hepsi hükümeti terketmek zorunda kaldılar. Hükümette bir iskemle ötesinde bir şey kazanabileceklerine inanmayan ve hemen ilk teklifi kabul edip kapağı hükümete atan sözde muhalefet liderleri de rezil olup koltuklarından oldular. Destur partisi lağvedildi, malvarlıklarına el kondu. Siyasi polis teşkilatı lağvedildi. Sonuçta yeni bir anayasanın oluşturulması için Kurucu Meclis oluşturulmasına, bunun seçimlerinin de Temmuz ayı içerisinde yapılmasına karar verildi.

14 Ocak’ta Bin Ali kaçtığında, bu yukarıda sayılan adımların atılmasını (Bin Ali yandaşlarının ve bakanlarının defolması, partisinin lağvedilmesi ve mallarına el konulması, siyasi polis teşkilatının dağıtılması, geçici bir hükümet kurulması, kurucu meclis seçimlerinin yapılması, yeni bir anayasa ve yasaların yapılması) isteyen ve bunu yazılı olarak da ifade eden tek bir parti vardı: Tunus İşçileri Komünist Partisi (PCOT).

Bırakalım Bin Ali yandaşlarını, kendisine solcu diyenler bile, “bu kadarı fazla” diye düşünüyor ve ona uygun hareket ediyorlardı. Ama devrimci süreç, Tunus’ta, olması gereken şekilde adım adım ilerliyor. Gericilik ve uzlaşmacı reformist güçler güç ve itibar yitirirken, devrimci komünist güçler saygınlık, otorite ve güç kazanmaya devam ediyorlar.

***

Tunus İşçileri Komünist Partisi (PCOT) 1986 yılında kuruldu. Kuruluşundan sonraki ilk yıllarda yarı legal bir ortamda ve mücadeleyle kazanılmış fiili özgürlük ortamında mücadele eden parti, kısa sürede önemli bir kitle tabanı ve destek elde etti. İşçiler, başta üniversite öğrencileri olmak üzere gençlik, şehir yoksulları ve genel olarak halk arasında elde edilen itibar ve bazı mevziler, partinin sonraki süreçte devletin tüm terörüne ragmen ayakta kalabilmesini sağladı. PCOT, ilk dönemde yasal ve haftalık olarak, sonraki süreçte ise yasadışı ve daha uzun periyodlarla merkez yayın organı “Al Badil”i her zaman yayınlamayı sürdürdü.

Yıllarca en zor koşullarda halkın mücadelesinin yanında ve önünde duran, sebatla diktatörlüğe karşı mücadeleyi sürdüren PCOT, ülkede olaylar patlak verip hızla ilerlediğinde, kendini eylemlerin merkezinde buldu. Başından itibaren ülke çapında örgütlü tek devrimci muhalefet partisi olarak, halkın devrimci isyanını ileri götürecek taktik ve önerilerle ortaya çıktı. Şimdiye kadar geçen süreçte, Tunus İşçileri Komünist Partisi’nin öngörüleri hep doğrulandı. İlk günden itibaren önerdikleri, daha sonrasında adım adım gerçekleşmeye başladı.

Şimdi Kurucu Meclis seçimleri ve ardından gelecek anayasa hazırlıkları önemli bir dönemeci teşkil ediyor. Bir taraftan işçileri, gençliği ve halkı örgütlerken, bir taraftan da ulusal düzeyde temsil organlarında yeralmak, devrimin geleceği için büyük önem taşıyor kuşkusuz.

***

PCOT, 15 Mart 2011 tarihinde resmen legalleştiğini ilan etti. Başvuruyu, 11 kişiden oluşan bir kurucular kurulu yaptı. Bunlar arasında partinin şimdiye kadarki mücadelesi içinde öne çıkan tanınmış simalar, kadınlar, gençler ve çeşitli bölgelerden temsilciler ile uluslararası ilişkileri temsil edecek kişiler yeralıyor.

PCOT, aynı zamanda Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı mensubudur.

Aşağıda, partinin Mart ayı içerisinde on gün arayla yayınladığı iki önemli açıklamayı okuyucularımızın dikkatine sunuyoruz.

Halk, devrimin kesin zaferine kadar uyanık ve ayakta olmaya devam etmelidir

Geçici Cumhurbaşkanı 3 Mart günü yaptığı konuşmada, Bin Ali’nin gitmesinden bir gün sonra ilan ettiği yol haritasından, yani gelecek seçimleri mevcut anayasa çerçevesinde düzenlemekten vazgeçtiğini duyurdu. Ve önümüzdeki 24 Temmuz tarihinde “eski düzenle kopuşu sağlayacak” bir kurucu meclis seçimi yapılması çağrısınıda bulundu.

Geçici Cumhurbaşkanı aynı konuşmasında, kendisinin ve başbakanlığına Beji Caid Sebssi’yi atadığı hükümetin, Kurucu Meclis işlemeye başlayıncaya kadar görevlerine devam edeceklerini de belirtti. Öte yandan, “Devrimin Hedeflerinin Gerçekleştirilmesi, Politik Reform ve Demokratik Değişim Yüksek Kurulu”nun, Kurucu Meclis seçimlerine dair yasayı hazırlamakla görevli olacağını da duyurdu.

Tunus İşçileri Komünist Partisi bu konularla ilgili olarak Tunus halkına şunları söylemek istiyor:

1-  Geçici Cumhurbaşkanının, yeni bir anayasa hazırlamak üzere bir Kurucu Meclis seçilmesini kabul etmesi, Tunus halkı için çok değerli bir zamanın yitirilmesine sebep olan Ganuşi hükümetinin yıkılması için yüzbinlerle sokağa çıkan, gösteri yapan, oturma eylemlerine başvuran ve kurbanlar veren Tunus halkının ve devriminin yeni bir zaferidir.

2- Çok önemli olmasına karşın bu zafer, tehdit altında olmaya devam ediyor. Geçici Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan yol haritası bulanık ve engellerle doludur. Devrime ve hedeflerine sadık politik ve sivil güçlerin hiçbirisiyle herhangi bir görüşmenin de neticesi değildir. Değişiklikler yapılmadığı takdirde bu yol haritası, devrimin düşmanlarının devrim sloganlarına sığınarak yeniden işbaşına gelmelerine sebep olabilir.

3- Halkın ve politik, sosyal, ulusal devriminin iradesini temsil edecek ve baskı rejimine son verecek bir Kurucu Meclis seçimi şunları gerektirir:

- Seçimlerin tarihini, hem politik güçlerin iyi hazırlanabilmesi ve hem de Tunus halkının seçim sürecine tam olarak katılabilmesi için, aceleye getirmeden belirlemek. Sözkonusu olan, yeni bir anayasanın hazırlanmasıdır. Ülkenin gelecekte tercih edeceği politik, sosyal, kültürel modelleri ortaya koymaktır.

- Tunus halkının haklarını tam olarak kullanabilmesine, politik güçlerin ise herhangi bir baskı ve tazyik altında kalmadan görüşlerini ifade edebilmelerine imkan sağlayacak somut önlemlerin alınması. Bu önlemlerden bazıları şunlardır:

* Siyasi polisin lağvedilmesi, üyeleri arasından katliam ve işkencelere katılmış olanların yargılanması.

* Dernekler kanunu, partiler yasası, toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile ilgili yasalar iptal edilmeli ya da en azından askıya alınmalıdır. Bütün bu özgürlükleri garantiye alacak geçici düzenlemelerin yapılması, arzu eden parti ve derneklerin yasal statülerinin tanınması.

* İdari yapıyı yolsuzluğun ve baskının sembolü olan figürlerden arındırmak, seçim sürecinde oynayacağı rolün önemine de atfen, yeni valilerin, kaymakamların atanması.

* Yargı aygıtını yargıçlar derneğinin de katkısıyla yolsuzluğun ve baskının sembollerinden arındırmak, seçimler sırasında yargı bağımsızlıgını garantiye almak.

* Kurucu Meclis seçimleri için, halkımızın iradesini ifade edebileceği ve istemlerine denk düşen ve değişik politik ve sivil güçlerin katılımını garantiye alacak tarzda, özel bir seçim yasasının hazırlanması. Seçim modeli, seçim bölgesi vb. konuların yeniden buna uygun bir tarzda düzenlenmesi.

* Seçim sürecini denetleyecek ve farklı politik ve sivil güçlerin onay ve desteğiyle oluşturulacak bir kurulun tayin edilmesi.

* Seçimlerin finansmanı ile ilgili düzenlemeyi netleştirmek. Ülke içinde şüpheli finans kaynakları ile oyları satın alma girişiminde bulunabilecek karşı devrimci güçlere ve ülke dışında devrimi etkisizleştirmek isteyen gerici sömürgeci devletlerin kendilerine yandaş bir rejim kurdurma girişimlerine karşı tedbir almak.

4-Devrimin Müdafaası Ulusal Konseyi”, diktatörlükle bağlarını kesecek demokratik bir değişimi gerçekleştirmeyi hedefleyen bir yol haritası için, üzerinde hemfikir olunabilecek en uygun çerçeveyi oluşturmaktadır. Bu konseye karşı çıkanlar, halk oyuyla seçilmediğini ve bu nedenle de meşruiyetinin bulunmadığını ileri sürüyorlar. Bunlar, bugün kabul edilebilir tek meşruiyetin devriminki olduğunu unutuyorlar. Ve bu konsey, devrimi savunan güçlerin geniş bir temsiliyetini ifade eden tek oluşumdur.

Geçici cumhurbaşkanlığı ve geçiş hükümeti, aldıkları kararlar ve uygulamak istedikleri tedbirler bakımından, asla halkın ve devrimin güçlerinin denetimi dışında hareket edememelidirler.

5- Halkın sürekli mücadelesi ve devrim tarafından gerçekleştirilen oluşumların (devrimin savunulması için yerel komite ve meclisler) sağlamlaştırılması ve sürece katılımları bugün, geçici cumhurbaşkanlığı ve geçiş hükümetinin denetlenebilmesinin tek güvenceleridir. Ülkemizde devrimi tam zafere kadar sağlamlaştırarak ilerletecek tek araç bunlardır.

Mali kaynaklarıyla, devlet aygıtıyla ve dış dayanaklarıyla devrimin düşmanları bugün direnmeye devam ediyorlar. Halkın tepesinde yeniden boza pişirmek ve dize getirmek için, kuyruğunu bacaklarının arasına toplamış, fırtınanın dinmesini bekliyorlar. Şimdiye kadar, suç çetelerini de devreye sokarak yurttaşlarımıza saldırmaktan, mallarını yağmalamaktan çekinmediler. Devrimci ve halkçı güçlere karşı karalama ve tehdit kampanyaları yürüttüler.

6- Bu önemli dönemeçte 14 Ocak Cephesi’ne, devrimi savunmak ve ilerletmek bakımından önemli görev düşmektedir. 14 Ocak Cephesi işçi ve emekçilerle, yoksullarla, öğrenci gençlikle, ilerici sanatçılarla ve tüm emekçi tabakalarla birlikte, devrimi etkisizleştirme ve eski rejimin temellerine, ekonomik sosyal dayanaklarına dokunmadan, sadece basit bir “reform”dan geçirme girişimlerine karşı mücadele etmelidir.

Tunus İşçileri Komünist Partisi

5 Mart 2011

 

Tunus İşçileri Komünist Partisi’nin “Devrimin Hedeflerinin Gerçekleştirilmesi, Politik Reform ve Demokratik Değişim Yüksek Kurulu” üzerine açıklaması

Tunus İşçileri Komünist Partisi (PCOT), “Devrimin Hedeflerinin Gerçekleştirilmesi, Politik Reform ve Demokratik Değişim Yüksek Kurulu”nu oluşturanların listesini basından öğrendi. Bu listede politik partilerden 12 kişi, sivil toplum dernekleri ve örgütlerinden 17 kişi ve ülkenin tanınmış simalarından 42 kişi bulunuyor. Ayrıca PCOT, bu kurulun 17 Mart’ta toplanacak olan birinci toplantısının gündemini de öğrenmiş bulunuyor. Dört maddeden oluşan gündem maddelerinden biri, Kurucu Meclis’in seçimi ile ilgili yasa tasarısının kurul üyelerine tanıtımı ve sunumu ile ilgilidir.

PCOT’un bu konudaki görüşleri şunlardır:

1- Hükümet, bahsedilen kurula temsilcimizi bildirmemiz için partimizle ilişkiye girdi. Konuyu, parti organlarımızda, 14 Ocak Cephesi içindeki müttefiklerimizle ve “Devrimin Müdafaası Ulusal Konseyi” içindeki ortaklarımızla tartışmak için süre istedik.

Ayrıca bu kurul hakkında bir önyargımızın olmadığını, kararımızı belirleyecek olanın devrimin dayattığı görevleri yerine getirebilme yeteneği, gelişimi ve hedeflerinin gerçekleştirilmesi olduğunu bildirdik. Kurul üye listesi, daha biz hükümete cevabımızı vermeden açıklandı.

2- Geçici başkanlık ve Béji Caïd Sebssi’nin geçiş hükümeti, kendi iradelerini politik güçlere ve halka dayatmak ve onları oldu bittiye getirmek için hâlâ Burgiba ve Bin Ali döneminin mirası bürokratik ve küçümseyici yöntemleri kullanıyorlar.

Kurulun bileşimi, bazı parti ve birliklerini, bölge temsilcilerini, gençliği ve örgütlerini dıştalıyor. Bu kurul ayrıca, sayıları ve isimleri üzerinde anlaşmaya varılmadan ve görüş almadan, “bağımsız” olduğu söylenen ve aralarında bazılarının devrime katılmadığını hatta desteklemediğini bilerek 42 kişiyi belirledi.

3- Bu kurulun ilk toplantısının gündem maddeleri, kurulun bir formaliteden ibaret olduğunu gösteriyor. Kurucu Meclis’in seçimi ile ilgili yasa tasarısı önceden hazırlanmış ve sadece kurulda tartışmaya açılacak ve oylamaya sunulacaktır.

4- Bu görüntü, daha önceden yaptığımız açıklamaları doğruluyor. Bu kurulun amacı; hükümetin hiçbir denetime tabî olmadan hareket etmesini sağlamak için “Devrimin Müdafaası Ulusal Konseyi”ni sabote etmek, yok etmektir.

Ganuşi hükümeti valilerin tayini sırasında denetime tabî olmadan hareket ederken, bugün de Béji Caïd Sebssi, delegasyon şeflerinin, asayiş sorumlularının tayininde, diplomatik ekibin oluşturulmasında, partilere izin verilmesinde ve siyasi polisin dağıtılması sırasında şeffaf davranılmamasında olduğu gibi, aynı şekilde davranıyor.

5- Bu bilgilerin ışığında partimiz PCOT;

Geçiş hükümetinin ve geçici devlet başkanlığının kararlarını ve yönelimlerini denetleyebilmek ve yönetmek için “Devrimin Müdafaası Ulusal Konseyi”ne olan inancını tekrar eder.

“Devrimin Hedeflerinin Gerçekleştirilmesi, Politik Reform ve Demokratik Değişim Yüksek Kurulu”nun oluşumu, görev ve rolünün belirlenmesi için benimsenen yöntemi reddeder.

Devrimi sabote etme ve boşa çıkarma girişimlerini başarısızlığa uğratmak için devrimci ve halkçı güçleri uyanık olmaya ve sürekli mücadeleye çağırır.

Politik güçlere ve halka, hedeflerini gerçekleştirmesi ve daha iyi hazırlanması için gerekli zamanı vermek üzere Kurucu Meclis seçimleri için belirlenen tarihi ertelemek için,

Valiliklerin ve delegasyonların, ekonomik kurumların, kamu idarelerinin, diplomatik ekibin başına, mevcut hükümetin kuruluşuna ve çeşitli mevkilerin sorumlularının belirlenmesine kılavuzluk eden eski rejim ve ilkel aşiretçi ve bölgecilik mantığından tamamen kopuş içinde, yeteneklere dayalı olarak yeni sorumlular atamak için,

Siyasi polisin dağıtılmasının takip edilmesi, cinayetlere, işkencelere, talanlara karışan mensupları hakkında dava açılması ve arşivlerinin yayınlanması ve bunları imha edenlerin cezalandırılması için,

Bütün partilerin ve birliklerin tanınması, Bin Ali tarafından çıkarılan, partilerin faaliyetlerini düzenleyen, özgürlükleri ortadan kaldıran yasaların iptal edilmesi için,

Bin Ali rejimi ile ilişkisi olan belediye meclislerinin dağıtılması, ortak bir kararla yeni belediye seçimlerine kadar geçici olarak yeni kadroların atanması için.

Tunus İşçileri Komünist Partisi

15 Mart 2011