“Bu istem [eşitlik], ya -özellikle ilk başta, örneğin köylüler savaşında durum budur- apaçık toplumsal eşitsizliklere karşı zengin ile yoksul, efendi ile köle, harvurup harman savuranlar ile açlık çekenler arasındaki karşıtlığa karşı kendiliğinden bir tepkidir; böyle bir tepki olarak o, yalnızca devrimci içgüdünün dışavurumudur ve doğrulanmasını da burada –yalnızca burada– bulur. Ya da burjuva eşitlik istemine karşı, bu istemden az çok doğru ve daha ileri giden istemler çıkaran tepkiden doğmuş bulunan bu istem, işçileri kapitalistlere karşı, kapitalistlerin kendi savları yardımıyla ayaklandırmak için bir ajitasyon aracı hizmeti görür ve bu durumda bu istem, burjuva eşitliğin kendisiyle ayakta durur ve onunla birlikte yıkılır. Her iki durumda da proleter eşitlik isteminin gerçek içeriği, sınıfların kaldırılmasıdır. Bundan öte bir eşitlik istemi, zorunlu olarak saçmadır.”

F. Engels, Anti-Dühring'ten

Emekçi kadınlar içinde çalışma üzerine bir örnek

Emeğin Partisi, 3 Kasım seçim sonuçlarını değerlendirirken, temel hedeflerinden birini, uluslararası ve iç politik gelişmelerden çıkardığı sonuçla, halk yığınlarının örgütlenmesi ve bir emekçi iktidarı yolunda birleştirilmesi olarak belirlemişti. lll. Genel Kongre sürecini de partiyi  bu hedefler doğrultusunda yeniden mevzilendirme süreci olarak ilan etmişti. İşçi, gençlik, kadın gibi temel örgütlenme alanları başta olmak üzere bütün alanlarda her bir parti üyesinin, taraftarının, bir üyesi/parçası olduğu bir parti grubunda günlük parti çalışmasına katılmasının, bu hedefin başarısının güvencesi olacağını vurgulamıştı. Parti böylece, gruplar (birimler) temelinde yürüyen bir günlük çalışma/mücadele üzerinden gelişerek, partisiz işçi, semt, gençlik ve kadın grupları halinde halk yığınlarını kapsayan ve yönlendiren bir örgütlenmeyi sağlayabilecekti.
Bilindiği gibi, partinin tanımladığı bu örgütlenme tarzı yeni değildir. Kuruluşundan bu yana defalarca tanımlanmış, gerçekleştirilmeye çalışılmış bilinen bir örgütlenme tarzıdır. Ancak, her yeni politik durumda bütün güçlerini yeniden konumlandırmak durumunda olan bir işçi ve emekçi partisi açısından uluslararası ve iç politik gelişmelere uygun olarak daha ileri bir düzeyde örgütlenmenin, halk yığınlarını örgütleme görevinin bugünün koşulları içinde bir kez daha tanımlanmasını ifade etmektedir.
Bu bakımdan emekçi kadınlar içinde parti çalışması da pek çok kez yeniden tanımlanmış, pratik görevler belirlenmiş, parti örgütleri tarafından yerine getirilmeye çalışılmıştır. Bu alandaki çalışma da her alandaki çalışmanın taşıdığı eksik ve zayıflıkları bağrında taşıyarak, paralel bir seyir izlemiştir. Genel özelliği; istikrarsızlık, çalışmanın kazanımlarını biriktirmeme, bir çok yerde denebilirse her seferinde yeniden başlamak zorunda kalma vb. gibi nedenlerle sınırlı ya da çoğu zaman verimsiz kalmak olmuştur.
Bu yazıda bir örnek üzerinden bu alandaki çalışmamızın temel sorunlarını aşma yolundaki olanakları somut olarak incelemeye çalışacağız.

DÖNEMSEL BİR ÇALIŞMADAN GÜNLÜK BİR ÇALIŞMAYA
Ele aldığımız çalışma, İstanbul'da emekçilerin yoğun olarak yaşadığı bir ilçede yürütülmektedir. Emekçi kadınlar içindeki çalışma da bir kaç mahalle ile sınırlı bir çalışmadır. Şu veya bu düzeyde bugüne dek propaganda ve ajitasyon çalışmasının ulaştığı kadınların çoğunluğu ev kadınlarıdır; gruplar içinde az sayıda atölye-küçük fabrika işçisi, büro çalışanı, memur, ev veya bürolarda temizlik hizmetlerinde çalışan kadınlar vardır. Çalışma yürütülen yerler, geçmişte düzen partileri yanında çeşitli küçük politik akımların etkin oldukları, halen varlıklarını sürdürdükleri ama bir etkinlik gösteremedikleri yerlerdir. 
3 Kasım seçim çalışmalarının başladığı 2002 yaz sonlarına kadar, partinin gündemindeki her dönemsel politik çalışma; söz konusu ettiğimiz ilçemizde, kadın çalışması yürüten partililer tarafından “genel bir çalışma”nın  parçası olarak emekçi kadınlar içinde de yürütülmüş, eylem çağrıları yapılmış, çoğu zaman olumlu karşılıklar alınmıştır. Zaman zaman kadınlara seslenen özel çağrılar ve propaganda araçları da kullanılarak, emekçi kadınların örgütlenmesi fikri tartışılmıştır. Ancak, bütün bu çalışmalar, sonuçları değerlendirilip, daha ileri düzeyde bir adım atılmadan bir süre sonra tavsamış; yeni bir hamleye kadar bağ kurulmuş olan emekçi kadınlara bir daha uğranmamıştır. Bir üst yönetici organ tarafından da çalışmanın izlenmesinde, gerekli yardım ve denetimde aynı istikrarsızlık paylaşılmıştır.
3 Kasım seçim sürecinde ise, her alanda olduğu gibi daha yaygın ilişkiler üzerinden günlük bir seyir izleyen yoğun bir çalışma yürütülmüştür. Diğer dönemlere göre daha rahat propaganda olanağı taşıyan, daha kaygısızca kapı çalmayı, daha hesapsızca halktan/emekçi kadınlardan talepte bulunmayı zorunlu kılan koşullar; bu alanda çalışma yürüten partili kadınların pek çok konuda deneyimlerini zenginleştirmiş, kendilerine güvenlerini artırmış, diğer emekçi kadınlarla kesintili olsa da olumlu bir geçmişi olan bağlarını sıkılaştırmıştır. Çoğalma olasılığı yüksek bir örnek: Seçim çalışması içinde tanıştıkları ve AKP'li olduklarını gizlemeyen ve bu tercihlerinde de bilinçli oldukları anlaşılan bir kaç kadın, partili kadınların çalışmasından etkilenerek AKP'ye değil DEHAP'a oy vermeyi bir sorumluluk saymışlardır.
Böyle bir çalışma, anlaşılacağı gibi, bütün olumlu yönlerine karşın, bağ kurulan, propaganda götürülen, eyleme çağrılan emekçi kadın topluluklarına henüz örgütlemeye dönük bir adımla yaklaşılmadığını göstermektedir. Gerçi bu arada, bu çalışma üzerinden partiye üye olan kadınlar olmuştur; ama partisiz kadınların kendi aralarında örgütlenmesini sağlayacak bir adımdan söz edilemez.
Ancak, seçimlerden sonra çalışma kesintisiz sürdürülmüştür. Günlük gazete haftanın belirli günlerinde düzenli olarak belirli sayıdaki kadına ulaşmaktadır.
Kongre sürecine girildiğinde, ülkede ABD'nin Irak'a planladığı saldırı gündemin ilk sırasına yerleşmiştir. Halkın, emekçilerin önündeki temel sorun, bu saldırıyı durdurmak olarak şekillenmiştir. Kadınlar içindeki çalışmanın ve örgütlenmenin ekseni de ABD saldırganlığına karşı mücadele ve örgütlenme olarak biçimlenmek durumunda olmuştur.
Söz konusu ilçede kongre sürecinin başında emekçi kadınlar içinde çalışmanın geneli üzerinde sorumluluk taşıyan, bilgisine ve ilişkilerine sahip partili üç kadından oluşan grupla yapılan bir durum değerlendirmesinde; bu dağınık, örgütsüz kadınlardan bir araya gelmelerindeki kolaylık dikkate alınarak ilk elden örgütlenebilecekler üzerinden iki mahallede ( her birinde üç-sekiz arası kadın bulunan) yirmi dört kadın grubu oluşabileceği ortaya çıkmıştır. Üç kişilik başka bir partili kadın grubunun oturduğu bir başka mahallede on kadın grubu oluşabileceği saptanmış; yedi kişilik bir partili kadın grubunun bulunduğu dördüncü bir mahallede ise, örgütlenebilecek kadınların dökümü bile yapılamayarak, bir sonraki aşamaya bırakılmıştır.
Daha durum tespiti yaparken ortaya çarpıcı sonuçlar çıkmıştır. Çalışma yürüten partili kadınların, bu çalışma içinde bağ kurdukları kadınlar hakkında sayıları, özellikleri, ayrıntılı sosyal durumları vb. türden net bilgilere sahip olmadıkları, az çok siyasi eğilimleri ve gidildiğinde kapısını açan, istendiğinde evine komşularını çağıran, falanca memleketli, filancanın arkadaşı/akrabası olmakla sınırlı bir bilgiyle yetindikleri, kendileri tarafından da fark edilmiştir. Özellikleri, nitelikleri; tek tek kadınların politik düzey, bireysel özellik ve nitelikleri, beceri ve ilgi alanları, aile,komşu, iş, akraba çevresi vb. bakımdan durumları, politik çalışmaya gösterdikleri ilgi düzeyinin değerlendirilmesi, çalışma yürüten partilileri o güne dek pek ilgilendirmemiş görünmektedir. Kendiliğinden edinilmiş bu türden bilgilere ise, çalışmanın ilerletilmesi açısından bir işlev yüklenmemiştir. Yürütülen çalışmanın tarzı ve niteliği de, esasen daha fazla bilgiyi gerekli kılmamıştır. Çünkü, politik gündemin gereği olan propagandanın, eylem çağrısının bir bildirim mahiyetinde yüz yüze gelinen kadınlara sunulmasından ibaret bir çalışma sergilenmiştir. Bu kadarı ile partiye katılan kadınlar katılmış; geride kalan kadınların böyle bir ilişki tarzına daha farklı bir katılımı mümkün olamamıştır.
O ana kadar yürütülen çalışmalar içinde bağ kurulmuş kadınlar, gruplandırma fikri üzerinden ele alındığında, bu sonuçlar anlamlı hale gelmiştir. Kadınların çeşitli özellikleri, becerileri, ilgi alanları, diğer özellikleri hatırlanmış, belirginleşmeye başlamıştır.

GENEL BİR ÇALIŞMADAN GRUPLARIN ETKİNLİĞİNE DAYANAN BİR ÇALIŞMAYA
Sadece iki mahallede yirmi dört gruptaki kadınlarla ABD'nin Irak'a saldırısına karşı bir çalışmayla günlük olarak yüz yüze gelinmeye başlanmasından on beş gün sonra, bu gündemi konu edinen bir panele yetmiş kadın katılmıştır. Savaşa karşı imza metinleri, gruplardaki kadınlar tarafından paylaşılarak, bu süre içinde dört yüz imza toplanmıştır. Gruplar içinde çalışmalara daha ileri düzeyden katılma isteği gösteren kadınlarla pazar yerlerinde bildiriler dağıtılmıştır. Yine gruplar içinde günlük gazetenin bir haberini, bir makalesini birlikte okuma ve tartışma yaygınlaşmaya başlamıştır. Partililerin gruplarda söz konusu ettikleri "Nazi İşgalinde Sovyet Kadınları" adlı kitabı okumak ve edinmek isteyen kadınlar olmuştur. 
Paneldeki tartışmalar sırasında partili kadınların savaşa karşı bir hafta sonra bir  basın açıklaması yapılması önerisine panele katılan kadınlar hemen aynı gün açıklama yapılması önerisiyle yanıt vermişler, yapılan oylamayla, açıklamanın ertesi gün yapılması kararlaştırılmıştır. Basın açıklamasına katılım, gruplardaki kadınların toplamından çok daha az sayıda gerçekleşmiştir. Ancak bu, çalışmanın olumlu özelliklerini ve başarısını gölgeleyecek bir sonuç olarak değerlendirilemez. Dikkate değer yanı, ABD'nin saldırganlığına karşı partisiz kadınların hemen harekete geçmeye, çalışma yürüten partili kadınların umduğundan çok daha hazır ve istekli olduklarını oylama ile kanıtlamak zorunda kalmalarıdır. Eyleme şu veya bu nedenle gelinememesi çalışmanın gereksizliğini ve başarısızlığını göstermez. Aksine, bir grup toplantısına gelmek, günün belirli bir süresini politik tartışma ve sohbetlerle değerlendirmek, bir gazete yazısı okuyup, tartışmak vb. gibi yaşamına giren değişikliği alışkanlık haline getirmekte -çeşitli nedenlerle- zorlanan, çoğu ev kadını olan kadınların yüzde yirmisinin, bu kadar kısa sürede örgütlenen bir eyleme katılmış olması sevindirici bir durumdur. Çalışmanın; aynı günlük tempo içinde, kendi doğal komşuluk/akrabalık ilişkileri çerçevesinde oluşturulan gruplar içindeki kadınların iş bölümüne dayanması, ortak iş ve mücadele fikrini geliştirerek sürmesi, her bir kadın için sorularına ve temel sorunlarına yanıt olacak, yaşamını daha nitelikli ve öğrenerek sürdüreceği bir seyir izlemesi halinde ortaya çıkacak sonuçlar, bugünkü kısa vadeli sonuçlarından çok daha farklı ve ileri olacaktır. 
Sözü edilen paneli izleyen günlerde bu çalışmaya katılan gruplardan bir bölümünün temsilcisi sayılabilecek, çalışmalara daha ileri düzeyden yanıt veren kadınlarla bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Bu toplantı, bir ölçüde bu kadınların kendi gruplarının sorumluluğunu üstlenmeleri fikrinin paylaşılmasına yol açmıştır. Bu kadınlar, toplantıda her türlü aydınlatıcı çalışmada, kadınların örgütlenmesi ile ilgili çalışmalarda, savaşa ve ortak sorunlara karşı mücadele örgütleme ve bütün bu çalışmalarda sorumluluk alma yönünde istekli olduklarını ifade etmişlerdir. AKP'den CHP'ye farklı eğilimlerden bu kadınlar, partili kadınların çalışması etrafında hiçbir önyargıya sığınmaksızın, ortak sorunların çözümünde rol almakta düşünce birliği içindedirler. Yürütülen çalışmaların bugüne kadarki seyrinden olumlu yönde etkilenmişler ve sürdürmek konusunda isteklidirler.

SONUÇLAR
Ele aldığımız örnek, partinin kongre sürecinde halk kitlelerini örgütleme, hak ve çıkarları için seferber olmalarında etkin olma ve bunu başarmak için parti üye ve kadrolarını bu göreve uygun olarak yeniden mevzilendirme çağrısına uyma çabası içindeki bir kitle çalışmasının emekçi kadınlar alanından bir örnekti. Benzerleri, daha gelişkin olanları kuşkusuz var. Fakat bunların yaygınlaşması, parti çalışmasının genelinde egemen hale gelmesi için bu mütevazı örnek,  önemli sonuçlar çıkarmamıza bir vesile oluşturuyor.
1. Bugüne dek sözü edilen ilçe örgütümüz, pek çok örgütümüz gibi, emekçi kadınlar içinde heyecanla, fedakarca, çalışmalar yürütmüştür. Ancak, çalışmanın bir süre sonra kesintiye uğraması, hem çalışmayı yürütenlerin bir sonraki seferde cesaretini kıran, boşa çalıştığı duygusunu güçlendiren, üremeyen bir çalışma olarak kalmasına, güdükleşmesine yol açmıştır. Hem de çalışma yürütülen kesimlerde "geliyorsunuz, geliyorsunuz, değişen bir şey yok" dedirten bir güvensizliğe neden olmuştur. Öncesini bir yana bırakırsak, sadece seçim çalışması ve devamındaki kongre-konferans sürecini kapsayan bir dönemde göze çarpan; çalışmadaki kısa bir "istikrar dönemi"nin bile, gidilen emekçi kadın kesimleri arasında politik etkisinin yanında parti çalışmasına karşı bir saygı ve sorumluluk duygusu oluşmasına yol açmış olmasıdır. AKP'li kadınların partili kadınların çalışmasına duyduğu sorumlulukla DEHAP'a oy vermesi bunun göstergesidir.
2. Kongre süreciyle birlikte seçim çalışmasının kazanımlarını kitle ilişkilerini gruplar halinde yürüyen bir çalışmaya dönüştürme çabası; hem çalışma yürüten partili kadınların önünü açan bir etken olmuş, hem de çalışmanın partisiz kadınlar tarafından da paylaşılarak, daha önce pasif bir dinleyici konumundaki kitle ilişkilerinin, katılımcı, kendi emeğini ve ilişkilerini de çalışmaya aktaran bir pozisyona geçmesine yol açmıştır.
3. Her bir gruptaki her bir kadının, ailesi, komşusu, arkadaşı, akrabası vb. gibi çevresinin örgütlenmesine olanak açan ve buralardan da örgütlenmenin genel çalışmaya oranla kat be kat daha hızlı ilerlemesini pratik bir olanak haline getiren bir perspektif  oluşmuştur.
4. Gruplar halinde bir araya gelen kadınlar arasındaki olağan ilişki biçimi, daha nitelikli, daha öğretici, işbirliği ve dayanışmayı geliştiren bir ilişki biçimine dönüşmektedir. Aynı değişim, çalışma yürüten partili kadınlar açısından da söz konusudur. Halka, emekçilere karşı sorumluluk duygusunun artması, bunun aynı zamanda günlük pratik bir sorumluluk olarak da gelişmesi, inisiyatif ve özgüvenin geliştiği bir alanın oluşması vb..
5. Gruplar içindeki kadınların gelişimini yakından izleme ve bilme, bunlar arasında öne çıkanlara daha ileri düzeyde görev ve sorumluluk verme, ideolojik ve politik eğitimlerine özel olarak eğilme gibi çalışma yürütülen alanın daha somut bilgisine sahip olma ve bu bilgileri gereği gibi değerlendirerek ilerleme olanağı somutlaşmıştır.
6. Mücadelenin üzerinde yükseleceği mevcut bu durumu bir başlangıç olarak varsayarsak,  daha ileri daha gelişkin örgütlenme ve mücadelelerin en önemli unsurunun, bütün bu süreç içindeki temel rolün bu çalışmayı gece gündüz yürütecek, çalışma yürütülen alandaki insanlarla ilişkileri yaşamının merkezine koyacak profesyonelce bir/birkaç/birçok partilinin çalışması olduğu anlaşılacaktır. Daha önce değinildiği gibi, 24 grupla başlayan iki mahalledeki çalışma, üç partili kadının bu alana yoğunlaşmasıyla (bunlardan biri tam zamanlı, diğeri ev ve çocuklarının sorumluluğuyla birlikte, bir üçüncüsünün ise işinin dışındaki zamanını bu çalışmaya ayırarak) yol almış bir çalışmadır. Buna ek olarak, ilçede parti yönetimi yanında profesyonel il görevlisinin de bu çalışmanın günlük gelişmelerini izleyen, yer yer uyaran, yardım eden bir yönetim tarzıyla çalışmanın sorumluluğunu fiilen de omuzladığını belirtmek gerekir.
Bu çalışmanın bundan sonraki seyri ne olur ? Kuşkusuz iç ve dış politik gelişmeler, olağanüstü nedenler durumu tümden değiştirebilir. Ama bunları da dikkate alarak belirtmek gerekir ki, profesyonel ve yarı profesyonel çalışma yürüten partili kadınların şimdiye kadar olduğu gibi içinden katıldıkları çalışma tarzının, bundan sonra da çalışmanın seyri üzerinde belirleyici olduğu gün gibi açıktır. Bu tarzda çalışmaya katabildiğimiz partili sayısını çoğaltabildiğimiz ölçüde, daha derinlemesine kök salan bir parti olma ve daha geniş alanlarda halk yığınlarının örgütlenmesinde rol ve söz sahibi olma kaçınılmaz bir gelişme olacaktır.