“Bu istem [eşitlik], ya -özellikle ilk başta, örneğin köylüler savaşında durum budur- apaçık toplumsal eşitsizliklere karşı zengin ile yoksul, efendi ile köle, harvurup harman savuranlar ile açlık çekenler arasındaki karşıtlığa karşı kendiliğinden bir tepkidir; böyle bir tepki olarak o, yalnızca devrimci içgüdünün dışavurumudur ve doğrulanmasını da burada –yalnızca burada– bulur. Ya da burjuva eşitlik istemine karşı, bu istemden az çok doğru ve daha ileri giden istemler çıkaran tepkiden doğmuş bulunan bu istem, işçileri kapitalistlere karşı, kapitalistlerin kendi savları yardımıyla ayaklandırmak için bir ajitasyon aracı hizmeti görür ve bu durumda bu istem, burjuva eşitliğin kendisiyle ayakta durur ve onunla birlikte yıkılır. Her iki durumda da proleter eşitlik isteminin gerçek içeriği, sınıfların kaldırılmasıdır. Bundan öte bir eşitlik istemi, zorunlu olarak saçmadır.”

F. Engels, Anti-Dühring'ten

Bağımsız kadın örgütlenmesinde bir örnek

Emekçi kadınların kurdukları bağımsız örgütleri, buralarda kazandıkları mücadele deneyimleri az da olsa gelişmeye ve yayılmaya başladı. Her kesimden emekçi kadının kendini ifade edebileceği ve yaşama müdahalelerini artıracağı platformlar yaratan bağımsız kadın örgütleri, bugün var olan örnekleriyle, emekçi kadınlar içerisinde yürütülen çalışma bakımından deneyler sunmaktadır. Özgürlük Dünyası’nın 130. sayısında Aslı Aydın imzasını taşıyan “Emekçi kadınlar içinde çalışma üzerine bir örnek” başlığıyla yayınlanan yazıda, İstanbul’da yoksul emekçilerin yoğun olarak yaşadığı bir ilçedeki emekçi kadınlar içerisinde yürütülen çalışma aktarılmış, üzerine değerlendirmeler yapılmış ve bu alandaki çalışmanın sonuçları çıkarılmıştı. Bu yazımızda, aynı ilçedeki emekçi kadınlar içerisindeki çalışmanın geldiği aşamayı ve bunun emekçi kadınlar içerisinde yürüttüğümüz çalışma açısından ortaya koyduğu sonuçları ele almaya çalışacağız.

GAZETE ÜZERİNDEN İLERLEYEN BİR ÇALIŞMA
İlçe kadın komisyonumuz ve kadın çalışmasından sorumlu profesyonel düzeyde çalışmaya katılan partilimiz aracılığıyla emekçi kadınlar içerisinde, özel bir çalışma yürüttüğümüz, kadınlara özel olarak seslendiğimiz bu ilçede, özellikle bir mahallede oluşturulan kadın grupları üzerinden günlük bir çalışma yürütülmüştür. Kadın çalışmasından sorumlu partililerimizle, etrafımızdaki dağınık ve örgütsüz kadınlar, en kolay bir araya gelme yolları gözetilerek, oturdukları sokaklara, apartmana, komşuluk ve akrabalık ilişkililerine göre gruplara ayrılmıştır. Böylece her birinde 3-8 arasında kadının yer aldığı 26 kadın grubu oluşturulmuştur. Kadın gruplarında yer alanların birçoğu ev kadını olmakla beraber, az da olsa küçük atölyelerde çalışan işçi kadınlar, temizlik işlerinde çalışan kadınlar da grupların içinde yer almıştır. Gruplara haftanın belirli günlerinde, 25-30 gazete ulaştırılmış; gazete, gruplarda yer alan kadınlarla birlikte okunmuş, tartışılmış ve bir dönem sonra kadınların ikili-üçlü birbirlerine gazete vermeleri sağlanmıştır. Bugüne kadar düzenli hiçbir gazeteyi okumayan, gazetelerin büyük puntolu başlıklarına ve fotoğraflarına bakmakla yetinen, genellikle televizyonlardaki haber programlarıyla gündemi şöyle böyle takip eden kadınlara düzenli gazete götürüp birlikte okumanın bir sonucu olarak, bir süre sonra kadınlar arasında gazetede yayınlanan haberler tartışılır, bazı köşe yazıları özellikle takip edilir olmuştur. Örneğin; Aydın Çubukçu’nun köşe yazıları özellikle okunan ve birbirine tavsiye edilen yazılar arasında olmuştur. Gazetede sıcak gündeme dair köşe yazıları özel olarak ele alınmış, çoğaltılıp daha fazla kadına ulaşması sağlanmıştır. Bununla birlikte, gazeteyi haftada bir iki gün alan kadınların arasından günlük olarak takip eden kadınların sayısı 7'ye ulaşmıştır. Gruplarda yer alan kadınlarla, özellikle de gruplar içinde çalışmalara daha ileri düzeyde katılma isteği gösteren kadınlarla birlikte gündeme dair bildiriler dağıtılmış, ortak kitap okunmuş, eğitici yazılar birlikte tartışılmıştır. Bu tartışma toplantılarıyla, kadınların politik olarak gelişmeleri sağlanmaya çalışılmış, birlikte bir işi planlama ve hayata geçirme çabalarıyla, bu dönemde yürütülen savaş karşıtı etkinliklerde aktif hale gelmeleri, her bir kadının kendi emeğini ve olanaklarını grup çalışmalarına sunması sağlanmıştır.
Amerika’nın Irak’ı işgali, oluşturulan kadın grupları içerisinde temel tartışılan konu olmuş; kadınlar Amerika’nın Irak’ı işgalini protesto eden mektuplar yazarak gazeteye göndermişlerdir. Yine, savaş karşıtı bir basın açıklaması düzenleyerek, emekçi kadınların bu işgalde hükümetin ve ABD’nin yanında olmayacağını ilan etmişlerdir.
Gruplar üzerinden yürütülen savaş karşıtı çalışmada, öne çıkan unsurlarla 15 kişilik bir komite kurularak, bu kadınların daha fazla sorumluluk alması, yürütülecek çalışmanın doğrudan planlayıcısı ve örgütleyicisi olmaları sağlanmıştır. Bu komitede yer alan kadınlarla daha ileri düzeyde kurulacak ilişkiyle partiye kazanmaları hedeflenmiştir. Ancak bu kadınları partiye, partili bir mücadeleye çağırmada ertelemeci bir tutum kendini göstermiş, "zaten partili gibiler" eğilimi üstün gelmiştir. Bu eğilimi kırmaya yönelik yürütülen tartışmalar sonucunda, komitede yer alan kadınlarla partiyi anlatan bir toplantı organize edilmiş, fakat bunun sürekliliği sağlanmamıştır. Yine çalışmayı bizzat örgütleyen, planlayan bu kadınların aileleriyle, eşleriyle birlikte çalışmaya kazanma fikri üzerinden bazı somut adımlar atılsa da, devamı getirilmemiştir. Tüm bunlara rağmen, yürütülen çalışma üzerinden partiye üye olan kadınlar olmuştur.

BAĞIMSIZ KADIN ÖRGÜTÜ KURMA ÇALIŞMALARI
Yürütülen savaş karşıtı çalışma üzerinden, emekçi kadınlar içerisinde kendilerini geliştirebilecekleri, aralarındaki dayanışma ve paylaşımı artıracakları, hem yaşadıkları ilçedeki sorunlara hem de ülkedeki gelişmelere müdahale edebilecekleri bir dernek kurma fikri tartışılmaya başlanmış; kısa sürede, bu fikir, özel bir çaba harcanmaksızın kadın grupları aracılığıyla yüzlerce kadına ulaşmıştır. Derneğin kurulması çalışması, derneği tanıtmaya yönelik broşürlerin çıkarılması ve kadınlara ulaştırılması, ev toplantıları yapılarak derneğin kurulma amacının anlatılması şeklinde devam etmiştir. Dernek kurulması için yürütülen çalışmada, emekçi kadınlarla yüz yüze gelebilmek için her türlü olanaktan yararlanılmış, gruplarda yer alan kadınların kendi doğal çevreleriyle toplantılar örgütlenmiş, evlerde aşure günleri düzenlenmiş, her sabah bir kahvaltı sofrasına misafir olunarak onlarca kadınla bir araya gelme olanağı değerlendirilmiştir.
Bu toplantılarda, özellikle her bir kadının dernekte görmek istediği etkinlik ya da derneğin yürütmesi gereken çalışma üzerine bilgiler toplanmış, derneğin kurulmasıyla birlikte ilçedeki tüm emekçi kadınların taleplerinin sözcüsü olacak bir yapıya sahip olması sağlanmaya çalışılmıştır. Yüz yüze gelinen her kadın, günlük hayatında karşılaştığı en temel sorun ve talepleri üzerinden derneğin çalışma yürüteceği alanlar üzerine önerilerini sunmuştur. Kendini kurulacak dernekte göreceği, ait hissedeceği taleplerini belirtmiştir. Alt yapı sorununun çok yaşandığı bir mahalledeki kadınlar, derneğin buna yönelik çalışma yürütmesi gerektiğini gündeme getirirken, ilçede varolan orman etrafındaki evlerde yaşayan emekçi kadınlar, ormanların hükümet tarafından özelleştirilmesi politikasına karşı, dernek tarafından “ormanların sahiplenilmesine” yönelik çalışma yürütülmesi gerektiği üzerine talepte bulunmuşlardır. Yaşça daha genç olan bir kesim, kendilerini sosyal ve kültürel olarak geliştirebilecekleri kurslar talep ederken, çocuklarını bırakacakları yer olmadığı için çalışamayan kadınlar, derneğin ilçede kamuya ait kreş açılması için çalışma yürütmesini istemiştir. Bununla beraber, ağırlıklı olarak bir mahallede yoğunlaşan ve genel olarak da üç mahallede ilişkilerle sürdürülen çalışma dört mahalleye yayılmış, her mahallede grup kurulmasına dönük somut adımlar atılmış, derneğe üyeler kazanılmıştır. İlçede tüm emekçi kadınlara seslenen dernek kurma girişimi ve çalışmaları, bugüne kadar çevremizde atıl durumda olan birçok kadını da heyecanlandırmış ve harekete geçirmiştir.

GRUP ÇALIŞMASININ GENEL ÇALIŞMAYA DÖNÜŞMESİNİN GÖSTERDİKLERİ
Emekçi kadınlar içerisinde yürütülen dernek kurma tartışmalarıyla birlikte, her bir kadının kendi olanaklarını sunarak, küçük küçük maddi katkıların birleşerek evrakları tamamlanan dernek, yaz sürecinde başvurusu yapılıp binası tutularak faaliyete başlamıştır.
Derneğin açılışının okulların kapandığı döneme denk gelmesiyle çalışmanın da zayıfladığı bir sürece girilmiştir. Dernek çalışmasında aktif olarak yer alan birçok kadın, yaz döneminde şehir dışına çıkmış, bu da, dernek çalışmasının ağır bir seyir izlemesinin nedenlerinden biri olmuştur. Derneğin kurulmasıyla birlikte, gruplar temelinde ilerleyen çalışma, yerini, emekçi kadınlara genel bir seslenmeye bırakmıştır. Her gün değişik bir evde yapılan ev toplantıları, yerini, haftada bir yapılan ev toplantılarına, bazense, hiç toplantı yapılmadan, herhangi bir etkinlik için kadınların kapılarını çaldığımız bir çalışmaya bırakmıştır. Çalışmayı canlandırmaya yönelik yapılan girişimler genel seslenme olarak devam ettiği için, bir süre sonra çalışma tekrar tıkanmış, ve örneğin ev toplantıları, dernek çalışması yürüten ileri kadınların derneğin aidatını ve kirasını tartıştığı toplantılara yerini bırakmıştır. Örneğin; ilçedeki uyuşturucu ve fuhuşun giderek artmasına dönük olarak başlatılan imza kampanyası, grup toplantılarıyla beslenmediği, buna yönelik ev toplantıları organize edilerek, yeni kadınlarla yüz yüze gelinmediği için, bu çalışma, bir süre sonra kendiliğinden sönmüş ve bitmiştir.
Gruplarda yer alan kadınlarla sadece aidat istemeye yönelik yapılan görüşmeler sonucunda alınan “dernek bizim için bir şeyler yapsın ki, öyle katkı sunalım” gibi yanıtlar, dernek çalışmasında gelinen noktayı ve nereden ilerlememiz gerektiğini göstermek açısından önemlidir. Çalışmadaki ileri kadınlarda ise, emekçi kadınlara genel seslenme üzerinden yüzeysel bir çalışma yürütme ve ortaya çıkan tıkanma sonucu, yürüttükleri çalışmaya güvensizlik ortaya çıkmıştır. Derneğin kurulması süresince bir araya getirdikleri onlarca kadını, yüz yüze geldikleri kadınları, örgütledikleri ev toplantılarını, panelleri, eylemliliklerin nasıl gerçekleştirildiğini unutan, çalışma tarzını sorgulamak ve düzeltmek yerine, çalışmanın rutinleşmesini, kadınların ilgisizliğine ve sorumsuzluğuna mal eden tutum; beraberinde kendine ve emekçi kadınlara güvensizliği de getirmiştir.
Onca emek üzerine kurulan dernek çalışmasının genel bir seslenmeye dönüşmesi ve çeperinin daralmasının nedenlerini kavrayabilmek, çalışmanın ilerlemesi açısından da doğru yönelimi belirleyecektir: Herhangi bir meselede etrafındaki kadınları çok çabuk biraraya getiren, çalışmada temel dayanağımız olan kadınların il dışına çıkması, çalışmanın sorumluluğunu alan örgütümüz ve kadın görevlilerimiz açısından, ilçede daha önce yüz yüze gelmediği ya da gruplar içerisinde yer alan diğer kadınlara yönelmek, yeni gruplar kurmak için adım atmak anlamına gelmiştir. Fakat bunun yerine, genel seslenme üzerinden kadınları çağırmayı tercih edilen bir tutum belirleyici olmuştur. Bugüne kadar yürütülen çalışmanın kazanımlarını örgüt olarak biriktirememe, edinilen deneyimler üzerinden hafıza oluşturamama, çalışmanın kendisinden öğrenememe –kısaca, örgüt alanında, örgütlü ve sistemli çalışmada zaaf– beraberinde, dernek çalışmasındaki ileri kadınlar olmaksızın yeni kadınlara ulaşmada, "acaba kadınları etrafımızda toparlayabilir miyiz" kaygısını öne çıkarmıştır. Yeni kurulan bağımsız kadın örgütünün amaçları, emekçi kadınlar içerisinde yürüttüğümüz çalışmaya sunacağı olanakların tam olarak kavranamaması, henüz sınırlı sayıda kadına ulaşan derneğin gereksizliği ve partinin kadınlara daha rahat anlatıldığı üzerinde sınırlanan bakış açısıyla birlikte, henüz tamamıyla kırılamayan genel çalışma tarzına tekrar yönelmede önemli bir etken olmuştur. Çalışmanın sorumluluğunu almış olan bir üst yönetici organ tarafından da çalışmanın izlenmesi ve parti kadın komisyonumuza ve partili kadınlarımıza gerekli fikri yönlendirici yardımın sunulmasında gereken özenin gösterilmemesi de, çalışmanın günü kurtarmaya dönük bir tarza dönüşmesine neden olmuştur.
Balıkesir Ören'de düzenlen eğitim toplantısının ardından, kadınların kendi bağımsız örgütlerini kurarak buralarda örgütlenmesinin gerekliliği üzerine, ilçe kadın komisyonumuzla birlikte tartışmalar, toplantılar yapılmıştır. Kadın komisyonumuzu fikren kazanmaya dönük yapılan eğitim toplantılarına paralel olarak, bir üst organın çalışmaya doğrudan katılması, çalışmayı yerinden izlemesi, gerekli yardım ve denetim konusunda daha belirleyici adımların atılması, gruplar üzerinden çalışmanın tekrar toparlanmaya başlamasını, canlanmasını sağlamıştır.

YENİDEN GELİŞMEYE DOĞRU...
Dernek binasında okulların açılmasına yönelik eğitim sisteminin tartışıldığı bir panel organize edildi, okulların önünde kadınlar elden ele eğitimdeki özelleştirme politikasını teşhir eden dernek çağrılarını dağıttılar. Dernekte okuma yazma kursunun açılması, ilçedeki emekçi kadınlara ücretsiz hukuki danışmanlık hizmetlerinin sunulmaya başlaması, derneğe günlük gelen ve etrafındaki kadınları taşıyanların sayısını artırmıştır. Dernek, Irak'a asker gönderilmemesi, işgale ortak olunmaması için emekçi kadınlar içerisinde çalışma yürütme kararı almıştır. Bu çalışmanın temeline ise, grup toplantıları ve yeni kadınlarla buluşulacak toplantılar konulmuş, iki haftalık bir sürede birçok evde kadınlarla biraraya gelinerek, kadınların işgale karşı tutum alması gerektiği tartışılmış, derneğe yeni üyeler kazanılmış ve yapılan toplantılar basın açıklamasıyla sokağa taşınmıştır. Kadınların talepleri ve istekleri doğrultusunda kadın sağlığı ve çocuk eğitimi üzerine bilgilendirici toplantılar örgütlenmeye başlanmıştır. Bu dönemde ülkemizdeki emekçilerin, halkın önündeki temel sorunun, ülkemizin demokratikleşmesi için somut adımların atılması olarak karşımıza çıkmasıyla birlikte; en geniş kadın çevrelerine ulaşıp ev toplantıları aracılığıyla, emekçi kadınlar içinde kendi yaşamlarından yola çıkarak demokrasi sorununu tartışmaya açılması kararı alınmıştır. Bir aylık bir sürede onlarca ev toplantısı örgütleyerek, bu toplantılarda biraraya gelinecek kadınlarla "nasıl bir ülkede yaşamak istiyoruz?" sorusunu tartışmaya açmak, yapılan toplantılar üzerinden yeni gruplar oluşturarak, grup temsilcileri belirlemek hedeflenmiş, bu çalışmaların sonucunda ise, "kadınlar demokrasiyi tartışıyor" isimli bir etkinlik düzenlemek ve çalışmayı sürekli kılmak amaçlanmıştır.

Bu ilçede yürütülen çalışmanın olumlu yönleri, eksiklikleri, emekçi kadınlar içerisinde yürüttüğümüz çalışmanın doğru temeller üzerinde ilerlemesi ve bağımsız kadın örgütlerinin kurulmasında yol gösterici olacaktır. Bu bakımdan bu çalışmadan çıkaracağımız sonuçları şöyle özetleyebiliriz:
1-    Emekçi kadınlar içerisindeki çalışmamızın kalıcı olması, bir dönem sonra dağılmaması ve tıkanıklıklardan kaçınmak için, kadın grupları kurarak, gruplar üzerinden bir çalışma örgütlemeliyiz. Oluşturduğumuz ve düzenli bir araya geldiğimiz her kadın grubu, bağımsız kadın örgütlerinin temel dayanağı olacaktır. Yürüttüğümüz çalışmada, gruplarda yer alan her kadını kendi yetenekleri ve ilgi alanına göre çalışmanın bir parçası haline getirmek; grupların kendi doğal çevreleri, akraba ilişkilerini değerlendirerek, çalışmanın daha geniş bir alana yayılmasının da önü açılacaktır. Emekçi kadınlar içerisinde yürüteceğimiz propaganda ve ajitasyonumuz, siyasal iktidarın karar ve uygulamalarını kadınlar içerisinde aydınlatıcı hale getirmelidir. Bu sebeple, emekçi kadınların hafızalarında yer edinebilmek, yüzlerini emeğin politikalarına çevirmelerini sağlamak için istikrarlı bir çalışma gerekmektedir. Bu çalışma da, günlük, aydınlatıcı bir propagandayla gerçekleşir. Bunun en temel aracı ise, gazetedir. Kurduğumuz ya da kurma çabası içerisinde olduğumuz bağımsız kadın örgütleri ne kadar büyürse büyüsün, çalışmamızın temelini gazete merkezli kurduğumuz kadın grupları oluşturmalıdır, bu gruplar aynı zamanda bağımsız kadın hareketinin de teminatı olacaktır.
2-    Emekçi kadınların güvenini kazanmak, bağımsız kadın örgütlerine katılımını sağlamak, talepleri karşısında çekim merkezi olabilmekle mümkündür. Bağımsız kadın örgütleri içinde yapılacak düzenli kurslar, kültürel sanatsal etkinlikler, çocuk gelişimi, hukuk, eğitim ve sağlık alanına ilişkin bilgilendirme toplantıları, oturdukları alandaki yerel sorunların çözümüne dönük yürütülecek faaliyetler, politik eğitimler  ve bu faaliyetlerin grup toplantılarıyla ve gazeteyle sürekli olarak beslenmesi; kadınların kendilerine zaman ayırmasını sağlayacak, örgütlenme bilincini kazandıracaktır. Böylesi bir çalışma üzerinden kadınlar, kendi bağımsız örgütlerine sahip çıkacak, olanaklarını açacak ve aidatını, maddi katkılarını da böylesi bir bilincin üzerinden verecektir. Yoksa, dernek binasında “oturarak bekleyeceğimiz” kadınlar, dernekte yaptığımız panellerle, sosyal kültürel etkinliklerle tek başına amaçladığımız bir bilince sahip olamazlar. İhtiyacını duydukları kursu, ya da eğitici panelin eğitimini tamamladıktan sonra dernekle bağlarını sürdürmeleri için bir neden kalmaz. Bu sebeple, bağımsız kadın örgütlerini kurmamızın temel nedeninin, her kesimden ve eğilimden emekçi kadının kendi sorunlarına sahip çıkmasını sağlamak olduğunu unutmamak, çalışmayı gruplar üzerinden sürekli hale getirmek gerekir.
3-    Bağımsız kadın örgütleri, her kesimden kadını kucaklayabilmelidir. Bu çalışma içerisinde öne çıkan ileri unsurlarla daha yakın ilgilenerek, kadının cins olarak sömürülmesinin sınıfsal bir karakter taşıması üzerinden hareket ederek, kadın sorununu, işçilerin iktidarı kazanma perspektifiyle, sınıfın talepleriyle, özgürlük ve demokrasi mücadelesiyle birleştiren bir bilinci verebilmeliyiz. Bu ileri unsurları örgütlü mücadelenin bir bileşeni haline getirmek, ertelenemez görevimiz olmalıdır.
4-    Kadının bağımsız mücadelesi; sınıf çıkarlarından, sınıf mücadelesinden ve kadının üretimdeki yerinden bağımsız ele alınamaz. Bu nedenle, emekçi kadınların sınıfın davasına kazanılması çalışmasında, işçi kadınların kendi talepleri etrafında örgütlenerek, bağımsız kadın örgütlerine katılımı özel bir öneme sahiptir. İşçi kadınlar, üretimdeki yerleriyle bağımsız kadın örgütlerini diri tutacak dinamikleridir. Bağımsız kadın örgütlerinin, kazanma hedefiyle hareket etmesi gereken ilk kesim işçi kadınlar olmadır. Ve bağımsız kadın örgütlerinin bir araya getirdiği emekçi kadınlar içerisinde temel dayanağını da işçi kadınlar oluşturmalıdır.
5-    Kadın çalışmasının daha yaygın ve etkin hale gelmesinin, mücadelenin bu çalışmalar üzerinden yükselmesinin teminatı, emekçi kadınlar içerisinde çalışmayı kesintisiz olarak yürüten profesyonel kadrolarımızın sayısının artması, ileri partili kadınlarımızın çalışmaya seferber edilmesi ve fikren kazanılması ve yenilenmesidir. Bu ise, çalışmanın doğrudan sorumluluğunu almış olan bir üst organın bu çalışmayı yürüten kadınlarımızı bu açıdan beslemesi, gerekli yardımı sunması ile gerçekleşecektir.

Bağımsız kadın örgütlenmesi, yeni fakat gelişmeye ve yayılmaya açık olanaklara sahip olarak örneklerini çıkartıyor. Bugün bağımsız kadın örgütlenmesinde yaşanılan deneyimlerden çıkaracağımız sonuçlar, bu alandaki çalışmamızın temel sorunlarını aşmada yol gösterici olacak, bunun üzerinden atılacak cesaretli adımlar, kadın kitlelerinin sınıf mücadelesine kazanılması sürecini de hızlandıracaktır.