“Bu istem [eşitlik], ya -özellikle ilk başta, örneğin köylüler savaşında durum budur- apaçık toplumsal eşitsizliklere karşı zengin ile yoksul, efendi ile köle, harvurup harman savuranlar ile açlık çekenler arasındaki karşıtlığa karşı kendiliğinden bir tepkidir; böyle bir tepki olarak o, yalnızca devrimci içgüdünün dışavurumudur ve doğrulanmasını da burada –yalnızca burada– bulur. Ya da burjuva eşitlik istemine karşı, bu istemden az çok doğru ve daha ileri giden istemler çıkaran tepkiden doğmuş bulunan bu istem, işçileri kapitalistlere karşı, kapitalistlerin kendi savları yardımıyla ayaklandırmak için bir ajitasyon aracı hizmeti görür ve bu durumda bu istem, burjuva eşitliğin kendisiyle ayakta durur ve onunla birlikte yıkılır. Her iki durumda da proleter eşitlik isteminin gerçek içeriği, sınıfların kaldırılmasıdır. Bundan öte bir eşitlik istemi, zorunlu olarak saçmadır.”

F. Engels, Anti-Dühring'ten

Emek Gençliği 6. Genel Konferans karar ve sonuçları

1-) Yeni anayasa tartışmaları, demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak ele alınmalıdır. İşçi sınıfı ve ezilen halklar üzerindeki baskı ve antidemokratik uygulamalar karşısında “İş ve eğitim hakkı, barış ve özgürlük” mücadelesinin yükseltilmesi gerekmektedir. AKP hükümeti, sermayenin ve kendisinin çıkarlarını yeni anayasanın merkezine koyarken Türk ve Kürt gençliğinin taleplerini yok saymaktadır. Konferansımız bütün Türkiye gençliğini, hükümetin ‘sivil’ anayasa olarak lanse ettiği, 12 Eylül’le hesaplaşmaktan uzak yeni anayasa tartışmaları sürecine; parasız, bilimsel, anadilde eğitim ve YÖK’süz, demokratik üniversite talepleriyle katılmaya çağırmaktadır. Emek Gençliği, üniversitelerde, liselerde, sanayi siteleri ve atölyelerde demokratik talepler etrafında anayasa tartışmalarının örgütlenmesi ve bu alanda yürütülen mücadelenin birleştirilmesi için üzerine düşeni yapacaktır. Konferansımız, gençlik kitleleri içerisinde “Nasıl bir gelecek, Nasıl bir anayasa” başlığı altında, özel olarak üniversite gençliği içerisinde ise “Nasıl bir üniversite, Nasıl bir anayasa” çerçevesinde kurultay, konferans vb. etkinliklerle bir kampanya yürütülmesini karar altına almıştır. Gençlik örgütümüzün merkez yönetimini, bu çalışmanın planlanması, takibi ve yürütülmesi için görevlendirmiştir.

Konferansımız ayrıca, cezaevlerinde bulunan tutuklu öğrenciler, aydınlar, siyasetçilerin özgürlüklerine kavuşmasını demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak görür. Bu kapsamda Müge TUZCUOĞLU ve 31 yıldır cezaevinde bulunan Tahir CANAN’ın serbest bırakılması için yürütülen kampanyaların güçlendirilmesini karar altına alır.

 

2-) Emek Gençliği, Kürt sorunun demokratik ve halkçı çözümü, bu kapsamda Kürt halkının demokratik taleplerinin kabul edilmesi ve bölgesel özerklik hakkının tanınması için mücadeleyi yükseltecektir. İçeride Kürt halkına dayatılan ve Roboski’de de kendini gösteren imha politikasında ısrar eden egemen politikalara karşı çıkacaktır. Bununla birlikte, bölgede Suriye, İran ve Irak başta olmak üzere, egemenlerin çatışma, gerilim ve savaşı kışkırtan dış politikasına karşı gençlik sessiz kalmayacaktır. İçeride ve dışarıda savaşa karşı mücadelenin yükseltilmesi, Kürecik’te kurulan füze kalkanı üssü ve İncirlik üssü başta olmak üzere emperyalist savaş üslerinin kapatılması, savaş politikalarına karşı gençliğin barış ve özgürlük için antiemperyalist mücadelesinin güçlendirilmesi, temel hedeflerimizden birisidir.

 

3-) Egemen sınıflar muhafazakâr, liberal, ırkçı, gerici, ulusalcı burjuva akımlarla gençliği kuşatmaktadır. Emek Gençliği, bilimsel sosyalizm temelinde ideolojik eğitim seferberliği kararı alarak, bu akımlara karşı bulunduğu her alanda etkili bir propaganda, ajitasyon ve teşhir çalışması yürütecektir.

 

4-) İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü olan 1 Mayıs kutlamalarına tüm sanayi siteleri, işyeri ve semtlerde, lise ve üniversitelerde kurulacak ‘1 Mayıs Komiteleri’ ile hazırlanılacaktır. İşçi, işsiz, öğrenci bütün gençlik kesimlerinin 1 Mayıs kutlamalarına, miting, gösteri ve etkinliklerine kitlesel katılımı için yaygın bir aydınlatma ve örgütleme çalışması sürdürülecektir.

 

5-) 6 Mayıs’ın 40. yılında Türkiye’nin her yerinde propaganda ve ajitasyonumuzu yükselttiğimiz ve yoğun bir aydınlatma faaliyeti yürütülerek, gerçekleştireceğimiz eylem ve etkinliklerle Denizlerin idamı lanetlenecektir. Emek Gençliği, 68 öykünmeciliğini ve gençlik mücadelesinin tarihine küçük burjuva nostaljisi ile yaklaşan her tür anlayışı reddeder. Buna karşı, 6 Mayıs anmalarında antiemperyalist mücadelenin ilerletilmesi ve gençliğin sınıf mücadelesine kazanılmasını esas alan bir politik tutumla hareket eder.

 

6-) Konferansımız, çeteleşme, yozlaşma ve uyuşturucu kullanımına karşı, gençlik yığınları içerisinde kültürel, sanatsal, sportif çalışmaların yaygınlaşmasını, yerel yönetimlerin bu alanlarda üzerine düşenleri yapmasını ve gerekli olanakları sunmasını, var olan olanakların ise birer mücadele alanı olarak değerlendirilmesini karar altına alır.

 

7-) Üniversiteleri, ticaret ve rant alanı haline getirme politikalarına, Bologna planı adı altında yeni bir ivme kazandırılmaktadır. Üniversiteler bütün bileşenleriyle bu plana karşı mücadele etmelidir. Bu mücadelenin bir parçası olması gereken gençliğin akademik, sendikal, siyasal örgütlenmeleri AKP hükümeti tarafından baskı altına alınmış, üniversite gençliğinin kitle örgütleri YÖK eliyle zayıflatılmıştır. Emek Gençliği, tüm engellemelere ve baskı ortamına karşı üniversite gençliğinin mücadelesinin ilerletilmesini; kol, kulüp, topluluk, ÖTK vb. gençliğin kitle örgütlerinin güçlendirilmesini, bunun için hiçbir ayrım gözetmeden bu örgütler içerisinde yer almayı ve çalışma yürütmeyi kendisine ilke edinir.

 

8-) Emek Gençliği, tüm üniversite, lise ve mahallelerde Halkların Demokratik Kongresi gençlik meclislerini oluşturarak, Türk ve Kürt milliyetinden bütün Türkiye gençliğinin Emek, Demokrasi ve Özgürlük talepleri etrafında birleştirilmesi için mücadele eder.

 

9-) Genç kadınlar içindeki çalışma, Emek Gençliği’nin çalışmasının önemli bir parçasıdır. Sanayi siteleri, üniversiteler ve liseler başta olmak üzere toplumsal yaşamın her alanında baskıya uğrayan, şiddete, taciz ve tecavüze maruz kalan genç kadınların, emeğinin, bedenin ve kimliğinin özgürleşmesi için erkek egemen kapitalist sisteme karşı mücadele güçlenmelidir. Bu çerçevede Konferansımız, Ekmek ve Gül dergisinin sahiplenilmesini ve Genç Hayat dergisinin içeriğinin bu alanda zenginleşmesini bütün örgütlerini sorumluluğu olarak ilan eder. Ayrıca, 27 Nisan’da gerçekleşecek olan Fethiye Davası’na genç kadınların katılımını örgütlemeyi karar altına alır.

 

10-) Konferansımız, doğanın, kültürel ve tarihi varlıkların uluslararası tekellere ve işbirlikçilerine peşkeş çekilmesine karşı direnen halkımızın Kazdağları, Karadeniz ve Munzur’daki HES’lere, kentsel dönüşüm vb. politikalara karşı yürüttüğü mücadeleyi selamlar. Emek Gençliği, gençliğin bu mücadelelere katılımının güçlenmesi ve bu alanda çalışma yürüten tüm güçlerin birleştirilmesi için daha aktif bir tutum ve sorumlulukla hareket edecektir.

 

11-) Sağlıkta uygulanan yıkım politikaları ve sağlığın ticarileştirilmesiyle birlikte, gençliğin sağlık hakkı elinden alınmış, tıp ve dış hekimliği öğrencilerinin özlük haklarına el konulmuş, performansa dayalı bir çalışma dayatılmıştır. Buna karşı Emek Gençliği, TÖK’ü (Tıp Öğrencileri Kolu) merkez alarak, tıp öğrencileri içindeki çalışma ve örgütlenmesini yükseltecektir. Buradan hareketle sağlık meclisleri içerisinde etkin rol alacak ve mücadelenin birleşerek güçlenmesi için çalışacaktır.

 

12-) Konferansımız sanayi sitelerinden, atölyelerden genç işçi arkadaşlarımızın düne göre daha ileri bir katılımıyla gerçekleşmiştir. Önemli bir eğilimin de göstergesi olan bu durum, Emek Gençliği’nin genç işçiler içerisindeki çalışmasının güçlenmesinin olanaklarına da işaret etmektedir. İş cinayetleri ve kötü çalışma koşullarına son verilmesi, herkese parasız ve ayrımsız sağlık ve sosyal güvence hakkının sağlanması, çalışma koşullarının insanca yaşayacak duruma getirilmesi, iş ve güvenli gelecek talepleri bu alandaki çalışmalarımızın temel talepleridir.

Konferansımız meslek liselerinde staj sömürüsüne maruz kalan, çıraklık eğitim merkezlerinde güvencesiz, ağır koşullar altında çalışan gençler başta olmak üzere, genç işçilerin yoğun olarak çalıştığı sanayi siteleri ve atölyelerde gençliğin örgütlenmesi için güçlü ve etkili bir çalışma yürütmeyi gençlik örgütümüzün temel sorumluluğu olarak görür. Bu çerçevede Hey Tekstil, Savranoğlu, Billur Tuz ve tüm diğer mücadele eden işçilerin direnişini selamlayan Konferansımız, bu mücadelelerle dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğini ilan eder.

 

13-) Konferans çalışmalarımız, yayınlarımızın etkili kullandığı alanlarda çalışmamızın hızla değiştiğini, ilerlediğini bizlere bir kez daha göstermiştir. Bu gerçekten güç alarak, tüm birimlerimizde günlük işçi basını başta olmak üzere yayın organlarımızı temel alan bir çalışma örgütleyeceğiz. Bu kapsamda bütün alanlarda yayınlarımızın yaygın dağıtımı, okunması ve okutulması için seferber olacağız. Bütün gençlik yığınlarını da bu seferberliğe katılmaya, işçi sınıfının, emekçilerin birikiminin bir ürünü olan Evrensel gazetesi ve Hayat Televizyonu’na sahip çıkmaya, güçlendirmeye ve büyütmeye çağırıyoruz.

 

14-) Kapitalist krizin etkileri, ABD ve Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada sürüyor. Kapitalist kriz gençliğe geleceksizliği vaat ederken, gençler alanlarda iş, barış ve özgürlük şiarıyla mücadele ediyor. Emperyalist savaş hükümetleri Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmeye çalışırken dünya gençliğinin antiemperyalist mücadelesi ve enternasyonal dayanışması önem kazanıyor. Emek Gençliği, Venezüella’da gerçekleştirilecek olan uluslararası gençlik kampının örgütleme komitesinde yer almaktadır. Bu kapsamda, 4–11 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan gençlik kampımızın çalışmaları hızlandırılacak ve katılım için gerekli pratik adımlar atılacaktır.

 

15-) Türkiye’de düzenlenecek olan 10. yaz kampımız bu sene İzmir-Dikili’de gerçekleştirilecek. Konferansımız, gençlik kampımızı gençliğin örgütlenmesi, Türkiye’nin her yerinden binlerce gencin sorunlarını tartışarak mücadele kararları alması ve sosyalist kültür ve kolektif yaşamın hayata geçirilmesi noktasında önemini hatırlatarak, 10-18 Temmuz tarihleri arasında yapılacak kampımız için geniş bir çalışmanın yürütülmesini ve bu çalışmaların her yerelde özgün bir şekilde ele alınmasını karar altına alır.